Empati doğal dilimizdir. Empati insanı anlamanın ve gönülden
konuşmanın dilidir. Bu dille gönlümüzü karşımızdakine açabiliriz. İnsanların
zihinleri birbirine ayna tutar. Empati duyarlılığı ve sezgi gücünün arttırmakla
birlikte iki taraflı keskin bir kılıç gibidir. Empatlar bunu kullanmayı
bilmezlerse kendilerine zarar verebilirler. Empatlar diğerlerinin reddettikleri
konuları hisseder ve sezerler. Güçlü empati yeteneğine sahip olmak zor iştir.
Beynin duygusal merkezi ile mantık merkezi arasında ilişki son derece
önemlidir. Bizi zeki, kararlı ve merhametli birer insan olmamızı sağlayan unsur
da empatidir.
Empati bizim doğal dilimizdir.
Anadilimizi, konuşma dilini kullanmayı öğrendikten sonra empati yeteneğimizi
devre dışı bırakmayı ve baskılamayı öğreniriz. Böylece duygularımızı da
bastırmayı, gizlemeyi ve kamufle etmeyi öğreniriz.
Konuşmayı öğrenmek doğruyu
konuşmamayı öğrenme ve ilişkilerde tekinsiz bir sahtelik düzeyine erişme
sürecidir. Bu süreç bizi yaratılış fıtratımızdan, doğal özelliklerimizden
uzaklaştırır.
Empati becerilerini
kapatmayanlarımız, çevremizi saran duyguların genellikle acı veren
cereyanlarına maruz ve bunlara karşı uyanık kalırlar; yani, duyguları fark
ederek, onlara karşı farkındalık geliştirirler. Aslında empati yeteneği ile
yaratılan insan bunu ilerleyen süreçte neden reddeder anlaşılması mümkün
değildir.
İnsan bu yeteneğine dur
dediğinde bunun tam tersi bir duygu olan antipatiye de dur diyor muyuz? Antipati,
Karşısındakini anlamayan karşıdakinin zıddı düşünce, hal, davranış içerisinde
olma çabası ve uzlaşmazlık durumudur. Karşıdaki kişinin ileri sürdüğü fikrin
hiçbir haklı dayanağının olmadığını iddia ederek, sürekli karşı düşünce
türetmek ve “senin oluşturduğun etki alanı kadar karşıt etki alanı
yaratabilirim” diyerek karşısındakine eylemli terslikler/zıtlıklar içinde
olmaktır.
Empati yokluğu antipati
bataklığını tetikler. Empati ilişkileri geliştirir, antipati insanları
birbirinden uzaklaştırır, koparır ve insanî ilişkileri zayıflatır. Karşıtlık ve
kavga tek iletişim ilişki aracı haline gelir. İnsanların empati yeteneği
geliştikçe antipatik davranışları azalır. Tersinde yani antipatik davranış
kalıbının egemen olduğu bir kişilikte ise empati yeteneği son derece zayıflar.
Antipati evham ve vesvese
bataklığına sürükler insanı… Evham vehim kelimesinin çoğuludur ve olmayan bir
şeye olur zannı ile meraklanma, kuruntular üretme; zarar ihtimali çok az bir
şeyden gereksiz meraklanma ve üzülme halindir. Vesvese, hışırtı, fısıltı gibi
gizili ses demektir. Gönülde tekerrür eden sese vesvese; bir nefse böyle bir
söz ikna etmeğe de vesvese vermek denmektedir. Bu vehimler karşısındakini
anlamamaya, kin, nefret beslemeye, gereksiz tartışmaya, şiddete ve sonrasında
cinayetlere neden olabilir.
Kadınlar empati yeteneği ile
doğarlar, erkekler de empati sonradan geliştirilir. İzah ettiğimiz gibi
çocukluk döneminde var olan zamanla reddettiğimiz bir dil olduğunu söylemiştik.
Günümüz ilişkiler ve evlilikler
kolayca tartışma, şiddet ve sonrasında cinayetle sonuçlanmaktadır. Bu ilişkinin
genellikle kurbanı da kadınlarımız olmaktadır. Kadınlar bizim olduğu gibi,
çocuklarımızın da anneleridir.
Evliliklerde anlaşmazlıklar
olabilir, ancak bunların kavgaya, şiddete ve cinayete dönüşmesi çağımızın bir
hastalığıdır. Bunlar boşanma nedeni olabilir; asla bir cinayetin nedeni olamaz!
Ülkemizde, hatta dünyada istenmeyen sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
Kadın erkek ilişkilerinde
başlayan şiddetin bir öncesi bir de sonrası var. Bu arada bu ilişkilerden
sorumlu, aileler, toplum, eğitim, millet, görevini yerine getirmek zorunda olan
ve engelleyici tedbirleri alması gereken bir yığın kurum, kuruluş var.
Elbette tedbir alınmalıdır. Ancak
siz ne kadar tedbir alırsanız alın antipati duygusunun bataklığında vehim ve
vesvese sivrisineğinin bazı erkeklerin zihninde oluşturduğu vehim onları insan
olmaktan çıkarmakta ve hilekar, pusu kuran zehirli örümceklere
dönüştürmektedir. Kafasında şeytanca tuzaklar hazırlayan, pusu kuran hilekar
bir zihne sahip olan antipatik erkek kafasındakini kurguladığını
gerçekleştirmeye çalışır. Çatlaklarda yaşayan örümcekler gibi pusuda bekler.
Şeytanca komplolarının ağını örer ve artık vicdani bir karanlığın içindedir,
gün ışığına bile lanet okur.
Her gün bitsin diye dua ettiğimiz
kadın cinayetleri, genellikle sokaklarda işleniyor. Hem de gözlerimizin önünde…
Sokaklar her gün yeni pusulara gebe… Bu cinayetler sinsice planlanan
pusulardır… Cinayet işleyen erkekler sonrasında ne söyleyeceğini de
kurgulamıştır kafasında: “Namusumu temizledim!”…
Kadınla erkek arasındaki olumsuz
seyreden şeyler; sadece, boşanma nedeni olabilir, bunlar bir cinayetin nedeni
olamaz! Bir ilişki de elbette karşılıkla hatalar olabilir. Çoğunlukla öldürenin
çocuklarının annesi olan kadınının bir de namussuz olarak damgalaması da ayrı
bir cinayettir! Bir kadını namussuzlukla suçlamak kimin hakkıdır?
Erkekler de empati eksikliği
insan ilişkilerinde ve iletişimde önemli bir sorundur. Erkekler, çocukluktan
itibaren “empati” eğitimine tabi tutulmalıdır. Bunun için “empati” dersi
konmalıdır. Erkekler eğitilmelidir. Erkeklerde empati eksikliği iletişimde önemli
bir sorundur.
Unutmayalım, bu sorun en son
adaletin sorunudur! Bu sorun adalet önüne çıkartılmadan da önlenebilir. Her
tehdit ciddiye alınmalıdır. Kurumlar, Komşular, aileler ve toplum olaylara
seyirci kalmamalıdır. Unutmayın, hepimizin kız kardeşi var. Empati kuran bir
insan olaya böyle bakar.
Yorumlar
Yorum Gönder