EMPATİ EKSİKLİĞİ VE KADIN CİNAYETLERİ

Empati doğal dilimizdir.  Empati insanı anlamanın ve gönülden konuşmanın dilidir. Bu dille gönlümüzü karşımızdakine açabiliriz. İnsanların zihinleri birbirine ayna tutar. Empati duyarlılığı ve sezgi gücünün arttırmakla birlikte iki taraflı keskin bir kılıç gibidir. Empatlar bunu kullanmayı bilmezlerse kendilerine zarar verebilirler. Empatlar diğerlerinin reddettikleri konuları hisseder ve sezerler. Güçlü empati yeteneğine sahip olmak zor iştir. Beynin duygusal merkezi ile mantık merkezi arasında ilişki son derece önemlidir. Bizi zeki, kararlı ve merhametli birer insan olmamızı sağlayan unsur da empatidir.

Empati bizim doğal dilimizdir. Anadilimizi, konuşma dilini kullanmayı öğrendikten sonra empati yeteneğimizi devre dışı bırakmayı ve baskılamayı öğreniriz. Böylece duygularımızı da bastırmayı, gizlemeyi ve kamufle etmeyi öğreniriz.

Konuşmayı öğrenmek doğruyu konuşmamayı öğrenme ve ilişkilerde tekinsiz bir sahtelik düzeyine erişme sürecidir. Bu süreç bizi yaratılış fıtratımızdan, doğal özelliklerimizden uzaklaştırır.

Empati becerilerini kapatmayanlarımız, çevremizi saran duyguların genellikle acı veren cereyanlarına maruz ve bunlara karşı uyanık kalırlar; yani, duyguları fark ederek, onlara karşı farkındalık geliştirirler. Aslında empati yeteneği ile yaratılan insan bunu ilerleyen süreçte neden reddeder anlaşılması mümkün değildir.

İnsan bu yeteneğine dur dediğinde bunun tam tersi bir duygu olan antipatiye de dur diyor muyuz? Antipati, Karşısındakini anlamayan karşıdakinin zıddı düşünce, hal, davranış içerisinde olma çabası ve uzlaşmazlık durumudur. Karşıdaki kişinin ileri sürdüğü fikrin hiçbir haklı dayanağının olmadığını iddia ederek, sürekli karşı düşünce türetmek ve “senin oluşturduğun etki alanı kadar karşıt etki alanı yaratabilirim” diyerek karşısındakine eylemli terslikler/zıtlıklar içinde olmaktır.

Empati yokluğu antipati bataklığını tetikler. Empati ilişkileri geliştirir, antipati insanları birbirinden uzaklaştırır, koparır ve insanî ilişkileri zayıflatır. Karşıtlık ve kavga tek iletişim ilişki aracı haline gelir. İnsanların empati yeteneği geliştikçe antipatik davranışları azalır. Tersinde yani antipatik davranış kalıbının egemen olduğu bir kişilikte ise empati yeteneği son derece zayıflar.

Antipati evham ve vesvese bataklığına sürükler insanı… Evham vehim kelimesinin çoğuludur ve olmayan bir şeye olur zannı ile meraklanma, kuruntular üretme; zarar ihtimali çok az bir şeyden gereksiz meraklanma ve üzülme halindir. Vesvese, hışırtı, fısıltı gibi gizili ses demektir. Gönülde tekerrür eden sese vesvese; bir nefse böyle bir söz ikna etmeğe de vesvese vermek denmektedir. Bu vehimler karşısındakini anlamamaya, kin, nefret beslemeye, gereksiz tartışmaya, şiddete ve sonrasında cinayetlere neden olabilir.

Kadınlar empati yeteneği ile doğarlar, erkekler de empati sonradan geliştirilir. İzah ettiğimiz gibi çocukluk döneminde var olan zamanla reddettiğimiz bir dil olduğunu söylemiştik.

Günümüz ilişkiler ve evlilikler kolayca tartışma, şiddet ve sonrasında cinayetle sonuçlanmaktadır. Bu ilişkinin genellikle kurbanı da kadınlarımız olmaktadır. Kadınlar bizim olduğu gibi, çocuklarımızın da anneleridir.

Evliliklerde anlaşmazlıklar olabilir, ancak bunların kavgaya, şiddete ve cinayete dönüşmesi çağımızın bir hastalığıdır. Bunlar boşanma nedeni olabilir; asla bir cinayetin nedeni olamaz! Ülkemizde, hatta dünyada istenmeyen sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Kadın erkek ilişkilerinde başlayan şiddetin bir öncesi bir de sonrası var. Bu arada bu ilişkilerden sorumlu, aileler, toplum, eğitim, millet, görevini yerine getirmek zorunda olan ve engelleyici tedbirleri alması gereken bir yığın kurum, kuruluş var.

Elbette tedbir alınmalıdır. Ancak siz ne kadar tedbir alırsanız alın antipati duygusunun bataklığında vehim ve vesvese sivrisineğinin bazı erkeklerin zihninde oluşturduğu vehim onları insan olmaktan çıkarmakta ve hilekar, pusu kuran zehirli örümceklere dönüştürmektedir. Kafasında şeytanca tuzaklar hazırlayan, pusu kuran hilekar bir zihne sahip olan antipatik erkek kafasındakini kurguladığını gerçekleştirmeye çalışır. Çatlaklarda yaşayan örümcekler gibi pusuda bekler. Şeytanca komplolarının ağını örer ve artık vicdani bir karanlığın içindedir, gün ışığına bile lanet okur.

Her gün bitsin diye dua ettiğimiz kadın cinayetleri, genellikle sokaklarda işleniyor. Hem de gözlerimizin önünde… Sokaklar her gün yeni pusulara gebe… Bu cinayetler sinsice planlanan pusulardır… Cinayet işleyen erkekler sonrasında ne söyleyeceğini de kurgulamıştır kafasında: “Namusumu temizledim!”…

Kadınla erkek arasındaki olumsuz seyreden şeyler; sadece, boşanma nedeni olabilir, bunlar bir cinayetin nedeni olamaz! Bir ilişki de elbette karşılıkla hatalar olabilir. Çoğunlukla öldürenin çocuklarının annesi olan kadınının bir de namussuz olarak damgalaması da ayrı bir cinayettir! Bir kadını namussuzlukla suçlamak kimin hakkıdır?

Erkekler de empati eksikliği insan ilişkilerinde ve iletişimde önemli bir sorundur. Erkekler, çocukluktan itibaren “empati” eğitimine tabi tutulmalıdır. Bunun için “empati” dersi konmalıdır. Erkekler eğitilmelidir. Erkeklerde empati eksikliği iletişimde önemli bir sorundur.

Unutmayalım, bu sorun en son adaletin sorunudur! Bu sorun adalet önüne çıkartılmadan da önlenebilir. Her tehdit ciddiye alınmalıdır. Kurumlar, Komşular, aileler ve toplum olaylara seyirci kalmamalıdır. Unutmayın, hepimizin kız kardeşi var. Empati kuran bir insan olaya böyle bakar.


Yorumlar