Televizyon tartışma
programlarından anladığımız kadarıyla Türkiye’de çok şeyin câhili kalmamış,
herkes bilinçlenmiş: tıp, siyaset din, ekonomi, strateji ve adalet...
Birine,
rahatsızlığınızdan bahsedin hemen teşhis koyar şu veya bu ilâcı hararetle
tavsiye eder. Siyasetten sual açın herkes fikir beyan edip ahkâm keser. Dinden
sorun hemen bir yığın fetva sıralanır. Ekonomiden sorun, akla gelmedik teoriler
dinlersiniz, stratejiden sorun, bir yığın hayaller, idealler sıralanır önünüze,
adaletten sorun, herkes avukat kesilir meselenin hem savcısı, ham avukatı, hem
de hâkimi olurlar.
Anlayacağınız
kimse size, bir doktora git, bir siyaset bilimciye sor, müftülüğe danış,
strateji uzmanına danış, bir hukukçuya danış demez.
İlimsiz
din kör, dinsiz ilim topaldır. Din, sıdk, tevekkül, adalet ve güzel ahlakla,
saadet bilgisi (siyaset) bilgisinden uzaksa her şey çıkmazdadır. Tonyukuk birçok
alanda bilgi sahibidir. Akşemseddin din ilimlerinde olduğu kadar, tıp alanında
ve birçok alanda eserler vermiştir bir bilim insanıdır. Anlayacağınız, vicdanın
ziyası (ve ışığı) din ilimleri, aklın nûru fen bilgileridir. İkisinin bir araya
gelmesiyle hakikat tecellî eder.
Yâni
sadece din ilimleriyle taassup inanç; sırf fen bilgileri edinmekten ise, inkâr
-materyalizm doğar. Materyalistlerin akılları gözlerindedir; ancak Göz,
maneviyatta kördür.”
Hz.
Ali’nin sözüne kulak vermek gerekir: “Hakikati; söyleyenlerine göre öğrenme.
Hakikati; bizzat kaynağından öğren. Söyleyenlerin de ne olduğunu öğrenirsin.” Bilgi
vermek, Bilgi almak çok güzel bir şey; ancak ehlinden ehline!
*** *** ***
TESLİMİYET VE İYİ NİYET
Her
insan Allah’a teslimiyeti ve iyi niyeti temel görev addetmelidir.
Hepimiz:
Emrolunduğu gibi dostdoğru olmak, yapamayacağınız şeyleri söylememek, adil
olmak, fitneden sakınmak, ölçüyü ve tartıyı adaletle yapmak, zannın çoğundan
kaçınmak, ikilik çukuruna düşmemek, kalpleri yumuşatan iksirli sözlerle
konuşmak, ne aldatan ne de aldatılan olmak, gelen bir habere doğruluğunu
araştırmadan inanmamak, israftan kaçınmak, birbirimizle çekişmemek, sevgide
sınır tanımamak, olumlu olmak… zorundayız!
Şüpheler,
acabalar bizim yanılgılarımızdır. Şüphe işlerin ters gitmesine yol açar.
İşlerin rast gitmesinde Allah’a teslimiyet ve iyi niyet her şeyin başında
gelir. İyi niyetle istenen arzu ve istekler olumlu yönde tecelli eder. Allah
insanın bütün arzularını yerine getirir, yeter ki teslimiyetle ve iyi niyetle
istemesini bilelim. Hırs, kin, ihtiras, kıskançlık, inkisar ters yöndeki
olumsuz tepkilerdir. Arzulara ters düsen durumlarda derhal bu olumsuz tepkiler
kendilerini gösterir.
İnsan
mutluluğunu da, mutsuzluğunu da kendisi hak eder; olumsuz kutbun ters tepkisi,
menfi düşüncelerinizin ters dönüp bize yansımasından başka bir şey değildir.
İnsan kendi kazdığı kuyuya, kendi ters duyguları ile düşer.
Tekâmül
ve terbiyemiz nefis mücadelesiyle gerçekleşir.
Sana
kötü gözle bakana bile, sen iyi gözle bak!
Bilinçaltına
atılan tohumlar, bulundukları ortama göre yeşerecektir. Olumlu bakış açısı,
olumluluğu, sevgi bakış açısı sevgiyi yeşertecektir.
*** **** ***
OLUMLU VE SEVGİ BAKIŞ AÇISI
Tonyukuk’un
yanında yetişen Köl Tigin ve Bilge Kağan Türk birliğini kuramayacaklarını hiç
akıllarına bile getirmediler. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethedemeyeceğini
hiç aklına bile getirmedi ve ilmi dinin gözü, dini ilmin temeli kabul eden “kam”
ehli Akşemseddin ile kör bakmadı ve asla topallamadı!
Yorumlar
Yorum Gönder