Hayatımızın yönetimini elimize almak, hayat
geminizin kaptanı olmak istiyorsak; duygularımızı, fizikî bedenimizi,
ilişkilerimizi, ekonomimizi ve zamanımızı iyi yönetmeyi öğrenmeliyiz. Hayatımızda
önemli kaldıraç noktaları var; o noktada yapacağımız ufacık değişiklikler, daha
sonraki hayatımızı birden değişilebilir.
Hayatımızda önemli değişikler yapacak kaldıraç
kelimelerdir. Kelimeler gücünü söyleyenden çok ne söylediğinden ve nasıl söylendiğinden
alır. Düşünceler duyguları, duygular davranışları, davranışlar karakteri,
karakterde kaderimizi oluşturur. Düşünceler kelimelerden gelir kendinize nasıl
kelimeler kullandığınız da bu yüzden önemlidir.
İç ses yoluyla, konuşma veya dinlemeyle kelimeler
pekişerek bizi çeşitli duygu durumlarına sürükleme potansiyeline sahiptir.
Duygu ve düşünce ve davranışlarımızı etkilerler.
Hayat bize bir armağandır ve armağanlar sunmaya
devam etmektedir. Bazı imtiyazlar, fırsatlar ve sorumluluklar sunmaktadır. Bu
sorumluluğun temeli kendi varlığımızı korumaktır. Kendi varlığımızı korumak
içinde duygu dünyamıza, fizikî bedenimize, ilişkilerimize ve zamanımıza hâkim
olmalıyız.
Sık kullandığımız kelime ya da kelime guruplarını
değiştirerek, dağarcığınızdan çıkararak, hayatınızın duygusal haritasını
değiştirebilirsiniz. Bilerek ya da isteyerek kendinize yönelttiğiniz soru
kalıplarını, odaklandığınız şeyleri ya da eylemlerinizi değiştirebilirsiniz.
Bir tek inancınızı değiştirmekle bile mutluluk düzeyine ulaşabilirsiniz
Mark Twain: “Doğru kelime en önemli araçtır. Yoğun
bir doğruluğa sahip o kelimelerle karşılaştığımızda, ortaya çıkan sonuç hem
fiziksel hem de ruhsal olur, elektrik gibi de anidir.
Konuşmalarda kullandığımız “ama” bağlacından yola
çıkarak konuyu örneklendirelim: “ama”: kendisinden sonraki ifadeyi olumsuza
çevirir. “Beni yanlış anlama ama…” sonrasında, olumsuz bir ifade geleceği
açıktır. Olumsuz ifade farkında olmadan karar mekanizmamızda etkili bir rol
oynar tutum ve davranışlarımızı yavaş yavaş değiştirir. “Ama” bizi yavaş yavaş
ve sinsice beklenen ve söylenen olumsuz kişiye dönüştürür. Tutum ve
davranışlarımızı da köreltir. “Bugün ders çalışmam lazım ama yarın çalışsam da
olur. Bu diziyi, seyredeyim.” “Ama” dışardan ve içerden gelen her şeyi size
bertaraf ettirir ve bu bizi tehlikeli bir sınıra sürükler. Ancak “ama”ya olumlu
bir enerji yükleyebiliriz: sonrasında gelen ifadeyle pozitif bir sıçrama
yaşayabilirsiniz: “İşim çok zor ama başarabilirim.”, “Bugün sana uğramam
gerekiyor ama her ne olursa olsun orada olacağım.” “Ama” bağlacını olumlu yönde
kullandığınızda basit ama olumsuz tutumlarınızı, inançlarını değiştirip köklü
alışkanlıklara sahip olmanızı kolaylaştırabilirsiniz.
Kelime hazinesi yoksul olan insanların duygusal
yaşamı da yoksuldur; kelime dağarcığı zengin olanların, o tecrübeyi
boyayabilecekleri çeşit çeşit renkleri vardır- bu boyama işini de yalnız
başkaları için değil, aynı zamanda kendileri için de yaparlar. “Ama”ya yeni
renkler katabilirsiniz. Size güven getiren ifadelerle olumlu duygular pekiştirerek,
hem de “Yorgunum ama yine de parkta yürüyeceğim.” diyebilir kendiniz
yeşilliklerin arasında ödüllendirebilirsiniz.
Mehmet
BİLGEHAN
Yorumlar
Yorum Gönder