İnanç sisteminizin kontrolünü elinize
alabilirsiniz. Aldığınız bir karar, ulaşmak istediğiniz bir amaç, hedef için
istediğiniz sonuca ulaşmak için mutlaka en iyi stratejilere ihtiyaç duyarsınız.
Bu sizin için yeni bir değişim demektir. Hayatımızda yaşadığımız bir anlık bir
değişim değil, kalıcı ve tutarlı bir değişim.
Bu durumda, kararınızın gerçekleşmesi ya da
amacınıza, hedefinize ulaşmak için bazı inançlarınızı değiştirmeniz
gerekebilir. Burada aklınıza şu soru gelebilir: “Peki, inançlar değişir mi?”
Burada olumlu bir inancın değişmesinden bahsetmiyorum, olumsuz bir inancın bir
vehmin değişimden bahsediyorum. İnsanın olumsuz fikirleri olumluya dönüşebilir.
Vehimlerinizi hayatınızdan çıkarabilirsiniz. Ancak, her değişim insanda korkuya
neden olur. Bu nedenle karar verilen iş ve bu yöndeki değişim hep ertelenir.
Burada bilinçaltı mesaj geçmişte yaşanmış bir acının tekrar yaşanmaması
içindir.
Değişimi gerçekleştirmek için ne yapmak
gerekir?
Değişim basit adımlarla başlar.
Kendinizi, bir kuruluşu, bir şirketi, bir ülkeyi ya da dünyayı basit adımı
atmakla başlar.
Sınırlayıcı ve engelleyici inançları
değiştirmek için standartlarımızı yükseltmekle başlayabiliriz. Standartları
değiştirip onlara ulaşamayacağınıza inanmamak, kendini sabote etmek demektir.
Kendinizi gereken güven duygusundan mahrum bırakmak demektir. Eylemlerimizi
düşüncelerimizi duygumuzu inançlarımız yönlendirir. Hayatımızda istendik yönde,
gerçek ve kalıcı değişiklikler yaratabilmek için önce inanç sistemimizi
değiştirmek zorundayız. İnanç sisteminizi kontrolünü ele almadıkça
standartlarınızı istediğiniz kadar yükseltin, onları destekleyecek inancı
içinizde bulamazsınız… olmaz!
İnsanların, toplumların ve milletlerin
standartları değiştirebilmek için rol modele ihtiyaçları var.
Sonra da kararınıza ulaşmak için sonuç
elde edecek stratejilere ihtiyacımız var. İnançlar tutarlı ve güçlendirici
olmalıdır.
Her insan kendine seçtiği rol
modellerle hayatını ve standartlarını yükseltir. Başlangıçta anamız, babamız,
abimiz, arkadaşımız, hocamız, bir iş adamı, örnek bir doktor, mühendis, bir
spor adamı, tarihi bir şahsiyet… rol modelimiz olabilirler. Toplum hayatında
sembol haline gelmiş örnek şahsiyetlere her toplumun ihtiyacı var.
Hayatımızdaki rol modeller, bizim asaletimiz, namusumuz, iffetimiz, mazimiz,
değerlerimiz, itikadımız, amelimiz, örf ve adetlerimiz, kültürümüz, dünyaya ve
everene bakış biçimimizdir. Bizi biz yapan her ne varsa bu hayatlarında her şey
olumlu hale ve başarı haline getirmiş rol şahsiyetlerde vardır.
Standartları yükseltmek, rol modelle
bunu pekiştirmek bir inancı kilit inanç haline dönüştürmek, onu iman ölçüsünde
güçlü ve değerli bir hâle getirmektir.
Biz biliyoruz ki: “İmanın
kaldırmadığı kılıç, kesmez! / İmanın kaldırmadığı bayrak, dalgalanamaz! /
İmanın hükmetmediği ordular, yürümez! /İmanın beslemediği kafa, rahat edemez! /
İmanın beslemediği fikir, hükmedemez!”
Her toplumun, her milletin rol
modelleri olmalı. Her şehrin de.
Namusumuza, iffetimize, dinimize, dilimize, mazimize, değerlerimize,
itikadımıza, amelimize, örf ve âdetlerimize, kültürümüze sahip çıktığımız gibi
bu rol modellimize de sahip çıkmalı ve toplumu özendirmeliyiz. Mevlâna, Yunus
Emre, Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmet, Atatürk… bunlar bizim tarihi rol
modellerimizdir. Ancak, günümüzün gençliğine rol model olacak yerel
şahsiyetlere ihtiyaç var. Örneğin Antakya gençliği için bir rol model kim
olabilir, böyle bir rol model var mı? Elbette çok var. Ancak ilk akla gelen rol
model bence “EROL BİLECİK”. Erol Bilecik, -tanıyanlar bilir- çocuk denecek
yaştan itibaren çalışkanlığı, temizliği, giyimi, dürüstlüğü ve şahsiyetiyle
herkesin dikkatini çekerdi. Erol Bilecik, Antakya’nın yüz akıdır. Yeni neslin
geleceğini biçimlendirecek bir rol modeldir. İş hayatında, sosyal hayatta,
insan ilişkilerinde, iletişimde, bilişim dünyasında başarının canlı bir
örneğidir.
Erol Bilecik kendine, geçmişine,
değerlerine, tarihine, bizi biz yapan her ne varsa değer vermiş, kendi
hakikatine sarılmış, başkalarının hakikatlerini, hakikat, kendi hakikatlerini
hurafe saymamış örnek bir şahsiyet, örnek bir iş adamı, Antakya’nın ve
Türkiye’nin gurur kaynağıdır.
Antakya’nın da Türkiye’nin de yeni,
çağdaş başarılı rol modellere ihtiyacı var. Yeni ve güçlü rol modellere.
Bir inancın değişmesi için bir
rol modele ve onun şahsında standartlarımızı yükseltmeye ihtiyacımız olduğunu
söyledim. Değişim küçük bir adımla başladığını ifade ettim. Değişim
çetin bir yolda, çakılı ve dikenli bir yolda çıplak ayak yürüyebilmeyi göze
almak, bu yolda yürümek için bacaklarının kuvvetinden önce, güvene, sevgiye ve bizi
engelleyen inançlara engel olmamız gerek.
Sabırla ve aşkla inançlarımızı
değiştirebilir, olumlu inançlarımızı daha da güçlendirebiliriz. Rol modelimizin
rehberliğinde kararımızı gerçekleştirebilir ve standartlarımızı
yükseltebiliriz. Aşkla, sevgiyle başarımızın bize doyumsuz bir haz vereceğine, unutamayacağımız
ölçüde bir mutluluk yaşatacağına ve acı duygumuzun yerine mutluluk duygumuzun
alacağına inanmalıyız. Olumsuz inançlarımızı değiştirebilecek güçlü stratejiye iman
derecesine yükselmiş inancın eşiğinde ulaşabiliriz.
Yorumlar
Yorum Gönder