TEKÂMÜLÜN ARDINDAKİ KIYAMETLER

İnsan devamlı tekâmül eden bir varlıktır.

İnsanın tekamülü sadece ruhsal boyutta değil, aynı zamanda bilinç düzeyindedir.

İnsan bilinç düzeyini olgunlaştırırken, aslında ruhsal gücünü kullanabilmenin değişik bir merhalesine ulaşır.

Bilincin tekamülünü yok saymak demek ruhî melekelerimizi de yok saymak demektir.

İnsanın bilinç düzeyindeki tekamülü sanatsal boyutta başlar, bilim ve ilim havuzunda derinleşir, dinî tefekkürle, hayalle ve yaratıcılıkla şekillenir.

Sanatkârlar, toplumu irşat eden birer ışık gibidir.

İnsanı bilinç düzeyindeki ilerlemesinin her aşamasında binlerce kıyamet kopar. İnsan bilinç düzeyinde tekamülünü gerçekleştirdikçe değişik boyutlarda kıyametler karşı karşıya kalır. Kıyamet dediğiniz şey, bilinçlerin kıyamıdır.

İnsanın kendine ve çevresine ilim-bilim yoluyla bakışı da bir bilinç kıyamıdır.

İnsan dinî doyum ile tekâmül ve arınma sağlayabilir, ancak böyle bir tekâmül eksiktir.

Neden mi? Çünkü insan bu dünyada bir bedene bir de ruha sahiptir. Tekâmül bu ikisinin kıyamıyla ilgilidir. İnsan sanat ile beynini, ilim ve bilim ile bilincini, din ile de ruhunu ve özünü arındırarak evrensel sınırlardan da öteye bir tekâmül yaşar.

Bu anlamda, insan için yürüyecek esas yol, ilim, bilim, sanat, din yoludur. Bunlardan sadece biriyle ilgilenmekle insan tekâmülü için gerekli kıyamlarını yaşayamaz! İnsan din, ilim-bilim ve sanatla tekamülünü sağlar.

Geçmişte peşine düşülen evliya kesimi kendi tekâmüllerini bunlarla tamamlamışlardır. Ölmeden ölmenin sırrına, her gün yaşadıkları kıyametlerle fenafillaha ulaşmışlardır! Unutmayın, peygamberimize tebliğ edilen sadece dini bilgiler değil, bilim, fen ve teknolojinin bilgisi de verilmiştir. Peygamberin varisi lan veliler de hem dinî hem bilim hem de ilim alanında ehil insanlardı.

Peygamberimize hem Kur’an Arapça lafızla yazılan alfabe bilgisini okuma; hem de fizik, kimya, tıp, astronomi gibi bilimlerin bilgisini okuma öğretildi. Peygambere varis olacak alimde, evliyada aranması gereken vasıflar da bunlardır.

İnsan dinî, ilmî, bilgi ve becerisini kazanırken, sabrı ve konsantre olmayı da öğrenir.

İnsanın tekamülü hem fizikî bedeni hem de duygu bedeniyle ilgilidir.

Duygularını sanatla dile getiren ya da somut olarak şekillendiren insan bunlarla tekâmül merdivenlerinde yükseldiği gibi bilim ve ilim sayesinde sorunlarına çözümler bulur. İlişkilerini, finansal durumu ve zaman yönetimini de böyle çözümler.

Duygularımızı kontrol etmeli ve bize yararsız duygusal boyutlara uğraşamamalıyız. Yararsız duygulanmalar fiziki ve ruhî yeteneklerimizi bloke ederler. Zararlı duygularımızı tetikleyen şeylerin farkında olmalıyız. Hangi duyguların güç verici, hangi duyguların güç tüketici olduğunu keşfetmek zorundayız. Duygularımız hayatımızı zorlaştırmak için değil kolaylaştırmak için var. Duygularımızın kontrolünü elimize almalıyız.

Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, diyebiliriz.

Fizikî ve ruhsal boyutta her sabah kalktığınızda, kendinizi yeni bir günü göğüslemeye hazır enerjik, güçlü hissediyorsanız. Her iki boyut için önemli olan şeylere değer verdiğiniz anlamına gelir. Enerji boyunda eksiklik varsa, uğraşlarda da bir eksiklik vardır.

Fizikî bedeniniz size zayıf bir enerji, zayıf bir duygu hali yaratarak yaşamakta olduğunuz hayat biçiminizi olumsuz etkiliyorsa, yolunda gitmeyen bir şey var demektir. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışmanın sırrı budur!

Zamanı iyi kullanmak önemlidir. Zamanı elinize alıp istediğiniz gibi çarpıtabilir, biçimlendirebilir, düşmanınız olacağı yerde dostunuz olmaya ikna edebilirsiniz

 


Yorumlar